|
VE SEMAVER KUMPANYA...
Semaver Kumpanya,
10 Ekim 2002 tarihinde Işıl Kasapoğlu’nun önderliğinde
tiyatro dünyasına merhaba dedi. Şehrin merkezinde toplanan kültür-sanat
etkinliklerini, Kocamustafapaşa’da, bir çok tiyatrocuya ev
sahipliği yapan Çevre Tiyatrosu’na taşıyarak “Haliç’in Öte Yanında
Tiyatro” projesini başlatmış oldu.
ÇEVRE
TİYATROSU...
1972 yılından
bu yana, bir çok tiyatrocuyu ve seyirciyi ağırlayan Çevre Tiyatrosu, kumpanyaya
katılmak isteyen genç tiyatrocularının yoğun çabalarıyla yenilendi ve
içinde barındırdığı değişik mekanların daha işlevli bir hale gelebilmesi için yeniden
düzenlendi.
Sahnesi genişletildi.
Kulisleri yenilendi.
Sahnenin hemen önünde bulunan reji odası, olması gerektiği gibi salonun
arkasına taşındı ve düzenlendi.
Daha önce depo olarak kullanılan mekan, provalar ve gerçekleştirilmesi
planlanan dans, müzik ve ritim atölye çalışmaları için düzenlendi.
Bir Semaver Kumpanya geleneği haline gelen toplu yemekler yemek için, bir mutfak
yapıldı.
Seyircilerini daha rahat ağırlamak için fuayesi yenilendi.
Oyun öncesi oyuncularının birlikte zaman geçirebilmesi için oyuncu fuayesi
hazırlandı.
Gerçekleştirilecek oyunların dekorlarını koyabilmek ve oyun hazırlıklarını
yapabilmek için depolar temizlendi.
Tüm bu yenileme ve düzenleme çalışmaları, Işıl Kasapoğlu’nun ve onun bu
yolculuğuna destek olmak isteyen arkadaşlarının maddi
yardımları ile gerçekleştirildi.
İLK HEYECAN...
Yaptığı çağrıya cevap veren bir çok genç tiyatrocu Çevre Tiyatro’suna geldi.
İlk gelen kadro yaklaşık 100 oyuncuydu.
Gelen oyuncuları tanımak ve yeni sezona hazırlamak için çeşitli atölye
çalışmaları düzenlendi.
Gürhan Elmalıoğlu ile Hareket, Şebnem Önal ile Şan ve Ercan
Eker ile Akrobasi çalışan oyuncular kumpanyanın ilk projelerinde yer
almak için ön hazırlıklarını tamamladılar.
İLK OYUN...
ONİKİNCİ GECE...
Semaver Kumpanya
perdelerini, Genel Sanat Yönetmeni Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği, William
Shakespeare’in “Onikinci Gece” adlı komedisi ile açtı.
Çevre Tiyatrosu’nun düzenlenmesi ve sezonun ilk oyununun yapım aşamasında hiçbir
kuruluştan maddi destek almayan Semaver Kumpanya, bu oyunun dekoru ve
kostümlerinin yapımını bünyesindeki oyuncularının özverili çabalarıyla
gerçekleştirildi.
Genç ve dinamik bir ekiple sahnelenen,
kılık değiştiren insanların, karıştırılan ikizlerin, herkesin birbirine aşık
olmasıyla karmaşıklaşan ilişkilerin komedyası olan “Onikinci Gece”de,
akrobasi ve müzikal öğeler ağırlıklı olarak kullanıldı. Oyunun müziklerini
Fransız müzisyen Joel Simon yaptı.
Türkiye’nin önde gelen tiyatro eleştirmenlerinden çok olumlu eleştiriler
alan “Onikinci Gece”, en önemli tiyatro eleştirmenlerinden Sevda Şener’in
de belirttiği gibi “Yeni Sahne Sanatının Öncüleri”nin tiyatro
yolculuğunun en önemli parçası oldu.
Yurt içi ve yurt dışında bir çok turne yapan oyun, 2003 yılında İtalya'nın
başkenti Roma'da düzenlenen bir festivalde seyirci karşısına çıkarak İtalya’da
Türkçe oynanan ilk Türk oyunu oldu.
“Onikinci Gece”,
2002 yılında Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde “Yeni Kuşak Özel
Ödülü”nü aldı.
2003 yılında,
Altan Erbulak Tiyatro Ödülü’nde de “En İyi Yapım” ödülünü alan “Onikinci
Gece”, Semaver Kumpanya’nın 3 sezon boyunca en çok oynanan ve en çok
izlenen oyunu oldu.
Semaver Kumpanya oyuncuları,
tiyatroya kattıkları yeni soluklarıyla, emeklerinin karşılığı olarak
2003
yılında Afife Jale
Tiyatro Ödülleri’nde
“Genç
Kuşak Başarı Özel Ödülü”nün
de sahibi oldu.
OTUZ KUŞUN
HİKAYESİ...
KUŞLAR MECLİSİ...
Kumpanya’nın ikinci oyunu, Ferudettin-i Attar’ın klasikleşmiş eseri Mantık-al
Tayr’dan oyunlaştırılarak yapılan “Kuşlar Meclisi” adlı oyun
oldu.
Oyunda, özel bir ruh gücünü sembolize eden kuşlar aracılığıyla, insanoğlunun
kendi iç yolculuğunu anlatılıyordu.
Büyük masklarla ve kostümlerle
oynanan “Kuşlar Meclisi”nin yönetmenliğini Işıl Kasapoğlu ile Fransa’nın önde
gelen kuklacılarından biri olan Karina Chéres tarafından yapıldı.
Kukla ve mask tasarımlarının da
Karina Chéres
tarafından yapılan oyunun hazırlık aşamasında, oyunda rol alan oyuncular
oyun öncesi
Karina Chéres tarafından düzenlenen
bir kukla ve mask work-shopuna katıldı
ve kukla ve maskların yapımında aktif rol aldı.
“Kuşlar Meclisi”,
kullandığı
kukla ve mask teknikleri
ve anlattığı
hikayesiyle
Türkiye’deki tiyatro hareketinde ilklerden biri oldu.
NASREDDİN
HOCA...
İyi bir tiyatro seyircisi yaratmayı
da hedefleyen Semaver Kumpanya, her sezonunda yeni bir çocuk oyunu yaparak
minik seyircilerini da ihmal etmedi.
Seksenli yılların ortalarında Işıl Kasapoğlu’nun yazıp yönettiği ve
yurtdışında birçok ülkede turne yapan ve kukla festivallerine
katılan “Nasreddin Hoca” adlı oyun Semaver Kumpanya’nın ilk çocuk oyunu
oldu.
El kuklası, ipli kukla, gölge kuklası
gibi birçok kukla türünün ve kukla tekniğinin aynı mekanda kullanıldığı
bir kukla gösterisi olan “Nasreddin Hoca”, pratik dekoru ve yirmi
beş kuklasıyla her yerde oynanabilen bir oyun olma özelliğine
sahiptir.
Yeni sezonlarda da seyirciyle buluşmaya devam edecek olan “Nasreddin Hoca”,
geleneksel tiyatromuzun en önemli öğesi olan meddahla kuklaları
buluşturarak, yediden yetmişe herkese Nasreddin Hoca’nın masallarını anlatmaya
devam edecektir.
Katıldığı bir çok ulusal ve uluslararası kukla festivallerinde beğeniyle
izlenen “Nasreddin Hoca”, 2003 yılının Mayıs Ayında New York'da düzenlenen
“Mayfest”e katılmıştır.
Amerika’nın yanı sıra Bulgaristan ve Almanya’da da seyirciyle buluşan “Nasreddin
Hoca”, yaptığı turnelerle Semaver Kumpanya’nın en çok
oynanan oyunu olmuştur.
II. SEZON...
İlk sezonunu hiçbir
maddi beklentisi olmayıp sadece tiyatro yapmak isteyen
100 kişilik kadrosuyla büyük bir coşkuyla kapatan Semaver Kumpanya,
ikinci sezonuna
yoluna 50 kişilik
kadrosuyla devam etti.
2002- 2003 sezonunda kendini tiyatro dünyasına kanıtlayan
Semaver Kumpanya ikinci sezonuna yerli bir yazarın oyunuyla açtı.
YUKARIDA
ALLAH...
ANKARA’DA DEVLET...
SEMAVER’DE “MURTAZA”...
Orhan Kemal’in klasikleşmiş eseri “ Murtaza...
Repertuarını belirlerken, ulusal ve evrensel tiyatro metinlerini seyirciye
ulaştırılmayı hedefleyen Semaver Kumpanya, “Murtaza” oyununda,
büyük kentleri, sınıf farklılıklarını, küçük dünyaları, avarelikleri,
politikayı, aşkı, hırsı, onuru, riyayı ve ihaneti anlattı.
Oyunun, yönetmenliğini Işıl Kasapoğlu ve Türkiye’nin en önemli
tiyatro oyuncularından Bülent Emin Yarar, sahne ve dekor tasarımını
Metin Deniz, müziklerini ise Türkiye’nin önde gelen
müzisyenlerinden Nejat Yavaşoğulları yaptı.
Oyun kişileri eşine rastlanmayan çeşitlilik ve renk bolluğuna sahipti. Bu
zengin ve kalabalık kadronun her üyesi, kendi nesnel-toplumsal
durumu ve öznel-kişisel tutum ve davranışıyla 1940’larda geçen bir hikayeyi
günümüze taşıdı.
2003- 2004 sezonunda sahnelenmeye başlayan oyun dört sezon boyunca sahnelendi.
2005 yılında, Türkan
Kahraman Kaptan Tiyatro Ödülleri’nde “En İyi Yapım” ödülünü, 2006
yılında İsmail Hakkı Dümbüllü Tiyatro Ödülleri’nde “En İyi Oyun” ödülünü
aldı. Aynı ödül kurulu, oyunun yönetmenleri Işıl Kasapoğlu ve Bülent Emin Yarar’ı
“En İyi Yönetmen” ödülüne layık gördü.
SEMAVER’DE
OPERA...
Aynı sezon Semaver Kumpanya, Türkiye’de bir ilke daha imza attı.
Kendi imkanlarıyla ve birçok opera sanatçısının yer aldığı
kalabalık kadrosuyla Henry Purcell’in “Dido ve Eneas” operasını Özcan
Sönmez’in müzik yönetmenliğinde ve Işıl Kasapoğlu’nun
rejisiyle sahneledi.
2003-2004 sezonunda oynanan “Dido ve Eneas” operası, özel bir
tiyatroda sahnelenmiş ilk opera özelliğini hala korumaktadır.
VE İLK ÖDÜL...
2004 yılında,
Semaver Kumpanya Oyuncuları, tiyatro dünyasına yaptığı destekten dolayı
“Selim Naşit Özcan Lions Tiyatro Ödülleri”
jürisinden “Özveri, Dayanışma ve Paylaşım Onur Ödülü”nü
aldı.
AŞK... AŞK...
AŞK...
Aldığı ödüllerin teşviğiyle yeni projelere imza atmaya devam eden Semaver
Kumpanya, 2004 yılının ikinci oyunu olarak, Ahmed-e Xani’nin
ünlü destanı “Mem ile Zin”i sahneye taşıdı.
Bülent Emin Yarar
ve Işıl Kasapoğlu’nun birlikte yönettikleri oyunda, Romeo ve Juliet,
Aslı ile Kerem, Leyla ile Mecnun ve daha pek çok aşk hikayesinin bir
benzeri olarak kavuşamayan Mem ile Zin’in hikayesi anlatıldı.
Mazlum Çimen’in
müziklerini yaptığı oyun, ilk gösterimini 14. Uluslararası Tiyatro
Festivali’nde yaptı. Büyük beğeniyle karşılanan oyun aynı sene içinde
pek çok ödüle layık görüldü.
2005 yılında
verilen “Tiyatro Tiyatro Dergisi Tiyatro Ödülleri”nde,
oyunun kostüm tasarımcısı Funda Çebi, “En İyi Kostüm Tasarımı” ödülünü
aldı. Ayrıca oyunun yazarı Cuma Boynukara “En İyi Oyun Yazarı” ödülünün
sahibi oldu.
Funda Çebi,
2005 yılında aynı oyunla “Afife Jale Tiyatro Ödülleri”nde “En İyi
Kostüm Tasarımı” ödülünü aldı. “İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri”nde
de “En İyi Yapım” ödülünü alan “Mem ile Zin” Semaver Kumpanya’da iki
sezon oynanmıştır.
“SEMAVERLİ”LERDEN
ÇOCUKLARA...
Semaver Kumpanya,
ikinci sezonunda da çocuk seyircilerini
unutmadı. Semaver Kumpanya bünyesinde kendisini
yetiştiren oyuncular, çocuklar için oyunlar yazdılar ve yönettiler.
Bunlardan ilki Aziz Nesin’in en önemli çocuk oyunlarından bir olan “Pırtlatan
Bal” adlı oyun oldu. Fatih Dönmez ve Volkan Sarıöz’ün
yönettiği oyun, insaniyet, iyilikseverlik ve dostluk gibi
kavramlar çerçevesinde anlattığı hikayesiyle çocuklarla buluştu.
Sezonun ikinci çocuk oyunu, Andersen’in ünlü hikayesi “DenizKızı
Masalı’”ndan uyarlanarak Aylin Çalap’ın yazdığı ve Serkan Keskin’in
yönettiği “Denizkızı” oldu.
Oyun gölge tiyatrosu tekniği gözetilerek yazıldı ve kurgulandı. Kuklalarının ve
sahne düzenlemesinin kumpanya oyuncuları tarafından ortaklaşa üretimiyle
gerçekleşen oyunda, değişik büyüklükteki gölge kuklaları kullanıldı.
ÜÇÜNCÜ SEZON...
2004 – 2005 sezonuna
kalabalık oyuncu kadrosunun yer aldığı “Onikinci Gece” ve “Murtaza”
oyunlarıyla başlayan Semaver Kumpanya, yeni sezonu Fransız oyun yazarı Enzo
Cormann’ın “Diktat” adlı oyunuyla açtı.
BİR SAVAŞ
HİKAYESİ: DİKTAT...
Bir iç savaş sonrası ayrı saflarda çarpışmış iki kardeşin yirmi beş yıl sonra
karşılaşmalarını ve hesaplaşmalarının anlatan oyunda,
Türk tiyatrosunun iki duayeni;
Bülent Emin Yarar
ve Köksal Engür’ü Semaver Kumpanya sahnesinde buluştu.
Bülent Emin Yarar, “Diktat”taki
rolüyle 2005 yılında “Afife Jale Tiyatro Ödülleri”nde
“En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.
SEMAVER
YANIYOR, SÜLEYMAN ABİ!!!
Üçüncü sezonun ikinci oyunu
Max Frisch'in “Bay Biedermann ve Kundakçılar” adlı tiyatro oyunundan
esinlenerek Yavuz Pekman tarafından yeniden yazılan “Süleyman ve
Öbürsüler” adlı oyun oldu.
Oyunun yönetmenliğini Türkiye’nin önde gelen tiyatro yönetmenlerinden Ayşenil
Şamlıoğlu yaptı.
Göstermeci bir
üslupla sahnelenen “Süleyman ve Öbürsüler” in müziklerini Can
Atilla yaptı. Oyunun başından sonuna kadar sahnede olan ve “Koro”yu
canlandıran oyuncuların yaptıkları canlı müziklerle farklı bir dil
yaratan oyun bir çok ödüle layık görüldü.
2005 yılında “Selim Naşit Özcan Lions
Tiyatro Ödülleri”nde
Ayşenil Şamlıoğlu; “En İyi Yönetmen”,
Sarp Aydınoğlu; “Genç Usta Erkek Oyuncu”
ve Emel Çölgeçen; “Genç Usta Kadın
Oyuncu” ödüllerini
aldılar.
ÇOCUKLARA
KLASİKLER...
Üçüncü sezonda
da geçen sezonda olduğu gibi iki yeni çocuk oyunu minik
izleyicilerle buluştu. Moliere’in klasik tiyatro oyunu “Cimri”den Günay
Ertekin tarafından uyarlanan, Volkan Sarıöz’ün yönettiği “Varyemez”
adlı oyun oldu.
Cimri bir adamın çevresinde dönen olayları anlatan oyun bir tiyatro klasiğini
çocuklarla buluşturdu.
Sezonun ikinci çocuk oyunu, Zeynep Avcı’nın Ernst Wenström'ün “Benim
Küçük Üçkağıtçım” öyküsünden uyarladığı ve Işıl Kasapoğlu’nun
yönettiği “Memo’nun Önlenemez Yükselişi” adlı oyun oldu.
Kukla tasarımının ve uygulamasının Karina Chéres
tarafından yapıldığı oyun, çocuklara parayı ve insanların para ile kurduğu
ilişkiyi, değişik boyutlardaki kuklalar ve onların farklı
oynatılış biçimleriyle çocuklara anlattı.
Ulusal ve uluslararası pek çok kukla festivaline katılarak başarısını
kanıtlayan “Memo’nun Önlenemez Yükselişi”, Strasbourg ve Sofya'da
düzenlenen en prestijli kukla festivallerinde de takdir kazandı.
“EN İYİ
TİYATRO”...
SEMAVER KUMPANYA...
2004 – 2005 sezonunun sonunda, “Truva
- Kültür Sanat Ödülleri”, Semaver Kumpanya
ve kumpanyanın kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni
Işıl Kasapoğlu’na
“En İyi Tiyatro Ödülü” verildi.
TİYATRODA
“TRAİNSPOTTİNG”
2005 – 2006 tiyatro
sezonuna çok iddialı bir yapımla başlayan Semaver Kumpanya, dünyada kült
bir film haline “Trainspotting”i Işıl Kasapoğlu’nun
rejisiyle sahneye taşıdı.
Irvine Welsh’in
aynı adlı romanından önce beyazperdeye ardından sahneye uyarlanan oyun,
seyircilere bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı. Müziklerini yurtiçinde ve
yurtdışında başarı kazanmış Baba Zula’nın yaptığı oyun, toplumun
kenarına itilmiş eroin bağımlılarının yaşamını, gençlerin
sorunlarını, yaşadıkları uyumsuzluğu, şiddete ve ölüme yazgılı
yaşamlarını gerçekçi bir tiyatro diliyle izleyiciye aktarmayı
başardı.
Semaver Kumpanya’ya, Çıplak Ayaklar Kumpanyası danslarıyla, Ressam Nehir
Çinkaya da oyun süresince sahnede canlı olarak yaptığı
resimleriyle eşlik etti.
Dans ve resim gibi farklı disiplinlerin bir arada
kullanıldığı “Trainspotting”, 2006 yılında bir çok ödülün
sahibi oldu.
“Trainspotting”oyunuyla,
“Lions Halk Jürisi
Tiyatro Ödülleri”nde
Cem Yılmazer; “En İyi
Işık Tasarımı”,
Tansu Biçer
ise “Genç Usta Erkek
Oyuncu”
ödüllerini aldı. Oyun süresince sahne üzerinde yaptığı resimlerle oyunculara
eşlik eden Nehir
Çinkaya tiyatroda
övgüye değer çalışmaları için “Teşekkür Ödülü”nün sahibi oldu.
Aynı yıl, “Tiyatro Tiyatro Dergisi Tiyatro Ödülleri”nde de Işıl
Kasapoğlu; “En İyi Yönetmen”, Baba Zula da “En İyi Oyun Müziği”
ödüllerini aldılar.
FIRTINA
KOPUYOR...
Semaver Kumpanya, 2006 yılında 15.si düzenlenen Uluslararası Tiyatro
Festivali için William Shakespeare’in “Fırtına” adlı
oyununu sahneledi. Shakespeare’in ünlü eseri Yavuz Pekman tarafından
yeniden yazılarak, günümüze uyarlandı.
Yönetmenliğini Işıl Kasapoğlu’nun
yaptığı oyunun kostüm tasarımını Funda Çebi, müziklerini ise Alper
Maral yaptı. Seksen kişilik oyuncu kadrosunun canlı olarak
seslendirdiği şarkılara, Alper Maral’ın yönetimindeki mini bir orkestra
eşlik etti.
Kendi kadrosu dışında,
festival için özel olarak sahnelenecek oyun için Semaver Kumpanya’nın yaptığı
çağrıya cevap veren, 80 kişilik kalabalık bir oyuncu kadrosuyla sahnelenen
“Fırtına” bu özelliğiyle Semaver Kumpanya tarihinde önemli bir yer
tutmaktadır.
SEMAVER
KÜBA’DA...
Semaver Kumpanya, 5. yılı olan 2006 – 2007 sezonuna, Kübalı
yönetmen Orestes Peres Estanquero’nun yönettiği “Chamaco” adlı
oyunla başladı. Küba’da okuma tiyatrosu olarak sahnelenen “Chamaco”, Küba
seyircisi dışında dünyada ilk kez Türk seyircisi ile Semaver
Kumpanya’nın sahnesinde buluştu.
Abel Gonzales Melo’nun
yazdığı ve 2006 yılında “İspanya Büyükelçiliği Dramaturji Yarışması”nda
Birincilik Ödülü alan “Chamaco”da, sinematografik sahneleme tekniği
kullanılarak, Türkiye’de denenmemiş yenilikçi bir tiyatro dilinin seyirciyle
buluşması sağlanmıştır.
Küba’nın başkenti Havana’da işlenen bir cinayet üzerinden kurgulanan
oyun, insanların yalnızlıklarını, çelişkilerini, hüzünlerini ve var olan düzen
içinde tutunamayışlarını anlatmaktadır.
Bülent Çolak, 2007
yılında “Lions Tiyatro Ödülleri”nde “Chamaco”daki rolüyle “En İyi
Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.
ÇOCUKLARA HALK
HİKAYELERİ...
Beşinci yılında 6. çocuk oyunuyla
çocuklarla buluşan Semaver Kumpanya, bu sefer çocuklara, “Bir Varmış Hiç
Yokmuş” adlı oyunuyla, geçmişten günümüze kadar gelen bir çok tekerlemeleri,
eski halk hikayelerini kuklalarla ve değişik teknikler kullanarak
anlatmak istedi.
Kuklalarla kurulan bu düş dünyasını,
Işıl Kasapoğlu yazdı ve yönetti.
5-6
farklı kukla
çeşidi
ile
çok sayıda kukla
ile oynanan oyunun müziklerini Joel Simon, sahne ve kukla tasarımını
Karina Chéres yaptı.
HER ŞEYE RAĞMEN
TİYATRO...
“SEMAVER VE KUMPANYA”...
Geçtiğimiz sezonun son oyunu olarak, Semaver Kumpanya, 5. yılı anısına tiyatronun
isim babası Sait Faik Abasıyanık’a saygı niteliğinde yeni bir oyun
yapmaya karar verdi. Bu sefer, “Herşeye Rağmen Tiyatro” diyen
gezici bir kumpanyanın hayat dolu öyküsünü anlattı.
Sait Faik Abasıyanık’ın topluluğa ismini veren “Semaver” ve “Kumpanya”
öykülerini iç içe geçirerek kurgulanan oyun, hem tiyatro tarihimizin çileli
yolcuları için bir saygı duruşu, hem de altıncı yılına giren Semaver
Kumpanya’nın dolu dolu yaşanmış kendi serüveni için bir kutlama…
Müziklerini “Gevende” grubunun yaptığı “Semaver ve Kumpanya”,
tarihin neresinde dururlarsa dursunlar, hayatta istedikleriyle uğraşan,
istedikleri için savaşan insanlara dair küçük bir öykü…
OYUNLAR
DIŞINDA...
ATÖLYE
ÇALIŞMALARI...
Semaver Kumpanya’da, sahnelediği 11 oyun ve 6 çocuk oyunu dışında,
açıldığı günden bugüne farklı atölye çalışmaları düzenlendi.
Bunlardan ilki, Fransa’nın önemli tiyatrolarından “Cumulus”ün oyuncuları
ile gerçekleştirilen “Mask Atölyesi” oldu. Bu atölyeye katılan
oyuncular, atölye sonunda Çevre Tiyatrosu’nda bir gösteri yaptılar.
Fransa’nın
önemli kuklacılarından biri olan Karina Chéres ve Bulgaristan’da
çok sayıda önemli yapıma imza atmış Magdelena Mitteva da, Semaver
Kumpanya oyuncularıyla “Kukla ve Mask Atölyesi” gerçekleştirdi.
Son olarak geçtiğimiz sene, Fransız oyuncu ve yönetmen Julien Bal,
İtalyan Kültür Merkezi işbirliğiyle, Semaver Kumpanya oyuncularıyla bir “Comedie
Dell’arte” atölye çalışması yaptı. Bir aylık çalışmanın ardından atölye
çalışmasına katılan oyuncular İtalyan Kültür Merkezi’nde bir “Comedie Dell’arte”
gösterisi yaptılar.
TİYATRO
KURSLARI
Semaver Kumpanya, açıldığı günden bugüne, sadece oyunlar sahnelemekle kalmayıp,
tiyatroyu seven ve ilgilenen tiyatro severlere eğitim vermek için tiyatro
kursları da düzenledi.
Yaş grubuna göre
ayırdığı kurslarda, çocuklar, gençler ve yaşlılar, Semaver Kumpanya
oyuncularından oluşan bir eğitimci kadrosuyla çalıştı.
Oyunculuğun temelleri, tiyatro bilgisi ve bilincinin aktarıldığı bu kurslar
halen devam etmektedir.
Semaver Kumpanya oyuncuları, bu kursların dışında, açıldığı yıldan bu
zamana konservatuar sınavlarına hazırlanan gençlere de destek
oldu.
Semaver Kumpanya, sınav öncesi sahnesini ve atölyelerini sınava
hazırlanan gençlere açarak, birçok gencin konservatuara girmesine ön ayak oldu.
RİTİM GRUBU:
ZİLZURNA
Yaptığı oyunlarda kullandıkları müziklere ve çalıştıkları müzisyenlere
büyük önem veren Semaver Kumpanya, beşinci sezonunda, yine bünyesindeki
oyunculardan oluşan bir ritim grubu kurmanın hazırlıklarına girişti.
Uluslararası festivallerde ve ülkemizde adını duyurmuş “Gevende” grubu
elemanlarının da dahil olduğu Semaver Kumpanya Ritim Grubu Zilzurna, bir
çok açılış ve organizasyonda çaldığı gibi, Barışa Rock’ta ve Didim’de
düzenlenen Barış Festivali’nde de sahne aldı.
TİYATRO
KÜTÜPHANESİ
Semaver Kumpanya, Türkiye’de yine bir ilki gerçekleştirerek, sahnesinin
bulunduğu Çevre Tiyatrosu’nun pasajında, bütün içeriğini sadece tiyatro
kitapları ve metinlerinin oluşturduğu bir tiyatro kütüphanesi
kurmuştur.
Fransızca ve İngilizce
tiyatro metinlerinin ve tiyatro ile ilgili bir çok teori kitaplarının bulunduğu
kütüphanede, ayrıca tiyatro ile ilgilenen herkesin okuması gereken temel
kitaplar da bulunmaktadır.
Türkiye’nin en önemli yönetmenlerinden biri olan ve geçtiğimiz sene
kaybettiğimiz Mehmet Ulusoy’un reji notlarının ve tiyatro
kitaplarının da bulunduğu kütüphanemiz, raflarına katılacağı yeni tiyatro
kitaplarıyla tiyatro severlerin hizmetine devam edecektir.
SONUÇTA...
Semaver Kumpanya;
oyuncusu, yönetmeni, dramaturgu, oyun yazarı, çevirmeni, müzisyeni,
organizasyon sorumlusu, ışık tasarımcısı, gişe sorumlusu, kantincisi ve onu
çevreleyen seyircileriyle, tiyatronun kolektif bir sanat olduğu
gerçekliğini kumpanya yaklaşımıyla net bir biçimde ortaya koymaktadır.
Gerçekleştirdiği tüm projelerini elbirliğiyle gerçekleştiren Semaver Kumpanya,
bünyesine dahil ettiği usta tasarımcılarıyla - Funda Çebi (Kostüm), Cem Yılmazer
(Işık ve Dekor) - yoluna devam etmektedir.
Bilet fiyatlarını, Devlet ve Şehir Tiyatroları’nın bilet fiyatlarına paralel
tutmaya çalışan Semaver Kumpanya, özel tiyatrolar arasında bir ilki
gerçekleştirerek tiyatro seyretmenin bir lüks olmadığı ve yaşamımızın en temel
ihtiyaçlarından biri olduğu gerçekliğini, kuruluşundan bu güne kadar
sürdürdüğü istikrarlı fiyat politikası ile göstermiştir.
Semaver Kumpanya, tiyatroya inanan ve destek veren kişiler ile bizleri
coşkuyla alkışlayan seyirciler sayesinde perdelerini uzun yıllar açmaya
devam edecektir.
Tanıtım dosyasını PDF formatında indirmek için
tıklayınız.
|